Makamlar ve Terkîbler kitabının “Başlamadan Önce” bölümü üzerinde kapsamlı bir güncelleme çalışması yapıldı. Bu bölüm, kitabın bütün makām ve terkîb incelemelerine zemin hazırladığı için yalnızca giriş mahiyetinde değil, aynı zamanda kitabın nazarî yöntemini açıklayan temel kısım olarak yeniden ele alındı.
Bu güncellemede öncelikle perde, aralık, nîm perde, seyir, nağme, revîş ve edā kavramları yeniden gözden geçirildi. Gelenekli sistemde tam ve nîm perdelerin ne şekilde anlaşılması gerektiği, nîm perdelerin sabit frekanslar olarak değil, seyir ve nağme içinde anlam kazanan perde alanları olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Ayrıca Arel-Ezgi sistemindeki ana dizi meselesi ayrıntılı biçimde yeniden düzenlendi. Do majör gamının Çargâh dizisi adıyla tabiî dizi kabul edilmesi, gelenekli sistemde tabiî perde sayılan ırāk, segâh ve evc perdelerinin Arel-Ezgi sisteminde değiştirici işaretli sesler hâline gelmesi bakımından ele alındı. Bu tercih, yalnız notasyon kolaylığı açısından değil, gelenekli perde anlayışının temsili bakımından da tartışıldı.
Bunun yanında Türk mūsikîsinde perdelerin porte üzerinde gösterilmesi, Mansūr yazım ve Bolāhenk icrā meselesi yeniden açıklandı. Yazılan ses ile duyulan ses arasındaki āhenk farkının, Türk mūsikîsi notasını yalnız Batı notasındaki mutlak ses karşılıklarıyla değil, āhenk ve perde ilişkisi içinde okumayı gerektirdiği belirtildi.
Kitapta kullanılan nota sistemi de ayrıca düzenlendi. Oklu değiştirici işaretlerin sabit koma değerlerini göstermek için değil, perdenin makām içindeki yönünü, işlevini ve seyirdeki konumunu belirtmek amacıyla kullanıldığı açıklandı. Bu bağlamda Gould Arrows olarak bilinen entegre ok işaretleriyle ilgili açıklama metni de sadeleştirildi.
Güncellemenin en önemli kısımlarından biri makām ve terkîb kavramlarının yeniden ele alınması oldu. Kantemiroğlu ve Abdülbākî Dede’nin eski nazariye kitaplarına yönelttikleri eleştirilerden hareketle, makāmın yalnız dizi değil; kendine has nağmesi olan, bütünlük teşkil eden, başka kısımlara bölünemeyen ve az sayıda perdeyle kendi kimliğini gösterebilen hususi bir lâhin olduğu vurgulandı. Terkîb ise bir veya birden fazla makāmın yahut terkîbin kendi yerinde veya başka bir perde sahasında görünmesi, farklı bir karār yerine yönelmesi, başka bir edā ile birleşmesi veya seyre eklenen hususi nağme ve perdelerle yeni bir bütünlük kazanması sonucunda ortaya çıkan mürekkeb lâhin olarak tarif edildi.
Makām ve terkîb tespitinde kullanılacak ölçütler de yeniden düzenlendi. Bir ezginin yalnız donanımına, dizisine veya kullandığı perdelere bakılarak tespit yapılamayacağı; āgāz, kutb/merkez, karār, kullanılan tam ve nîm perdeler, seyirde öne çıkan edālar, eserin dönemi ve kaynak tariflerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Son olarak kitapta takip edilen makām ve terkîb sınıflaması açıklandı. Abdülbākî Dede’nin makāmı asıl, diğerlerini tali sayan anlayışından hareketle, bu çalışmada makām ve terkîblerin iki ana sınıf altında ele alındığı; ancak bu sınıflamanın mutlak ve değişmez bir hüküm değil, mevcut kaynaklar, örnek eserler ve bu çalışmanın nazarî ölçütleri doğrultusunda yapılmış bir tasnif olduğu ifade edildi.
Bu güncellemelerle “Başlamadan Önce” bölümü, kitabın yalnız giriş kısmı olmaktan çıkarak, makām ve terkîb incelemelerinde kullanılacak temel kavramları ve yöntemi açıklayan daha güçlü bir nazarî çerçeve hâline getirildi.
Erişim: Google Play Books üzerinden güncel sürümü indirebilirsiniz.
Linkler
Makamlar ve Terkibler: Mansur Ahenk - Arel-Ezgi Değiştirici İşaretleriyle
Makamlar ve Terkibler: Mansur Ahenk - Yeni Değiştirici İşaretlerle
Makamlar ve Terkibler: Sipürde Ahenk - Yeni Değiştirici İşaretlerle

